İçeriğe geç
Kültür-Sanat

Roma Fresklerine Uzanan Hikâyede Kırşehir Bağlantısı Araştırılıyor

Adını Sinop Limanı’ndan alan sinopyanın Kırşehir’le bağlantısı mercek altında.

Roma Fresklerine Uzanan Hikâyede Kırşehir Bağlantısı Araştırılıyor

Kırşehir – Adını Sinop Limanı’ndan alan sinopyanın Kırşehir’le bağlantısı mercek altında.

Kent Konseyi’nin desteğiyle Mucur’dan gönderilen kayaç örnekleri araştırılacak; Aşılık Mağarası’nın korunması için de girişim başlatılacak. İtalya’da fresklerin altında saklı kalan kırmızı hazırlık çizimleriyle tanınan sinopyanın Anadolu’daki kaynakları, Kırşehir ile Sinop’u ortak bir araştırmada buluşturdu.

Ayrıntılar

Bunun yanı sıra, Sinop Bilim Kültür Eğitim Derneği Başkanı Ayşe Yaşar Sarıkaya’nın sürdürdüğü çalışma dahilinde, Kırşehir’in Mucur ilçesindeki Aşılık Mağarası’ndan kırmızı ve sarı kayaç örnekleri alınarak Sinop’a ulaştırıldı. Kırşehir Kent Konseyi Kültür ve Turizm Çalışma Grubu Başkanı Şenol Dönmez’in öncülüğünde sağlanan numunelerle, mağaradaki doğal boyar maddelerin özelliklerinin araştırılması ve tarihî sinopya pigmentiyle olası ilişkilerinin değerlendirilmesi amaçlanıyor.

Sarıkaya, derneğin internet sitesinde 19 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı yazısında, araştırması esnasında tarih öğretmeni ve araştırmacı Şenol Dönmez’in Aşılık Mağarası’na ilişkin çekimlerine ulaştığını kaydetti. Doğal aşı boyası örneklerini incelemek istediğini Dönmez’e ileten Sarıkaya’nın girişimi, Kırşehir’den numune gönderilmesiyle somut bir iş birliğine dönüştü.

Sarıkaya’nın gönderdiği 26 Ekim 2026 tarihli bilgilendirme yazısına göre kırmızı ve sarı örnekler, 23 Ekim’de derneğe ulaştı. Numuneler üzerinde deneysel ön faaliyetlere başlandığı belirtilen yazıda, fresk uygulaması için uygun zeminin hazırlanmasına yönelik faaliyetlerin ve akademisyenlerle görüşmelerin sürdüğü kaydedildi.

Sarıkaya, araştırmanın temel sorusunu yazısında, “Kapadokya Bölgesi aşı boyalarının hangisi SİNOPYA, onu araştırıyoruz” sözleriyle dile getirdi. Sinopyanın hikâyesi, Rönesans’tan çok daha eskiye, Antik Çağ’a uzanıyor.

Antik coğrafyacı Strabon, Coğrafya adlı eserinde Kapadokya’da çıkarılan kaliteli kırmızı aşı boyasının tüccarlar tarafınca Sinop’a taşındığını anlatıyor. Pigmentin “Sinoplu” anlamını taşıyan adla tanınmasını da bu ticaret bağlantısıyla açıklıyor.

Prof. Dr. Dominique Kassab Tezgör’ün 2022 yılında Adalya dergisinde yayımlanan araştırması da Kapadokya’dan çıkarılan bu malzemenin Sinop Limanı üzerinden ticarete girdiğini ortaya koyuyor. Araştırmada, ticaret güzergâhının daha sonra Efes yönüne kaydığı; “sinopis” ve “sinopia” adlarının ise zamanla farklı kaynaklardan elde edilen yüksek kaliteli kırmızı aşı boyaları için de kullanılmaya başlandığı belirtiliyor.

Tezgör, tarihî pigmenti Kapadokya’da “yoşa” adıyla bilinen doğal boyar maddeyle ilişkilendiriyor. Bölgedeki kilise duvar resimlerinde ve güvercinliklerde kullanılan bu malzemenin, bugün Avanos çömlekçilerinin süsleme geleneğinde de yaşadığına dikkat çekiyor.

Sanat tarihinde sinopya sözcüğü, hem kırmızı toprak pigmentini hem de fresklerin hazırlık aşamasında bu pigmentle gerçekleştirilen çizimleri ifade ediyor. Sanatçılar, ilk sıva tabakası üzerine çizdikleri figürlerle kompozisyonu belirliyor; tamamlanan resmin altında kalan bu çizimler, eserin oluşum sürecine ilişkin izler taşıyor.

İtalya’nın Pisa kentindeki Sinopie Müzesi’nde sergilenen örnekler de bu hazırlık çizimlerinden oluşuyor. Müzenin açıklamaları, sinopyaların sanatçıların sahneleri, figürleri ve ayrıntıları nasıl tasarladığını gösteren önemli belgeler olduğunu ortaya koyuyor.

Fra Angelico’nun yaklaşık olarak 1435 yılına tarihlenen Meryem Ana ve Çocuk İsa tasvirli sinopyası da bu geleneğin örnekleri arasında bulunuyor. İtalya’nın resmî kültür varlıkları kataloğunda Fiesole’de kayıtlı olan eser, kırmızı toprakla sıva üzerine yapılmış bir hazırlık çizimi olarak tanımlanıyor.

Aşılık Mağarası’ndan gönderilen örnekler, bu tarihsel hikâyenin Kırşehir’e uzanabilecek bölümünün araştırılmasına imkân sağlayacak. Çalışmanın ilerleyen aşamalarında, numunelerin pigment özelliklerinin incelenmesi ve tarihî fresklerde kullanılan malzemelere ilişkin verilerle karşılaştırılması amaçlanıyor.

Böyle bir köken ilişkisinin değerlendirilebilmesi, mineralojik ve kimyasal incelemelerin tarihsel ve arkeolojik bilgilerle birlikte ele alınmasını gerektiriyor. Pigmentlerin kaynaklarını araştıran bilimsel faaliyetler da farklı yataklardan alınan karşılaştırma örneklerinin önemini vurguluyor.

Henüz numune temini ve deneysel ön çalışma aşamasında bulunan girişim, belirli bir İtalyan freskinin boyasının Kırşehir’den geldiğini kanıtlayan tamamlanmış bir araştırma niteliği taşımıyor. Araştırmanın amacı, Aşılık Mağarası’nın tarihî pigment kaynakları arasında yer alıp alamayacağını bilimsel verilerle değerlendirmek.

Çalışma, Kırşehir’in doğal mirasının korunmasını da gündeme taşıdı. Sarıkaya, gönderdiği yazıda mağaranın koruma altına alınması yönündeki beklentisini dile getirerek, güç koşullarda temin edilen örnekler için teşekkürlerini iletti.

Kırşehir Kent Konseyi ise araştırmanın sonuçları ışığında Aşılık Mağarası’nın koruma altına alınmasına yönelik gerekli girişimleri başlatacağını dile getirdi. İki kent arasında gelişen ortaklığıyla, mağaradaki doğal pigmentlerin bilimsel özelliklerinin belgelenmesi ve alanın kültürel değerinin daha görünür hâle getirilmesi hedefleniyor.

Kırşehir Belediyesi Tartışmaya Bu Küreyle Son Noktayı Koydu. Türkiye'nin En Ekonomik Şehirleri Duyuruldu!

Mucur, yeraltı şehriyle bilinen ve Kırşehir merkeze yakın konumdaki bir ilçe.

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz. Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Hakaret, küfür, suç unsuru ve kişilik haklarını ihlal eden yorumlar yayımlanmaz.