İçeriğe geç
Sağlık

Araştırmalara göre dünya giderek daha ‘öfkeli’ değil, ‘kaygılı’ ve ‘üzgün’ hale geliyor

Günümüzde “her zaman mutlu olma” baskısı giderek artarken, öfke çoğu zaman yanlış anlaşılan ve bastırılması gereken bir duygu olarak görülüyor. Oysa bilimsel araştırmalar, öfkenin insanın çevresine uyum sağlamasında, engelleri aşmasında ve harekete geçmesinde kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Öfke, doğru yönetildiğinde yıkıcı değil, aksine motive edici ve işlevsel bir güç haline gelebiliyor.

Araştırmalar, toplumun düşündüğünün aksine dünyanın giderek daha “öfkeli” değil, daha ziyade “kaygılı ve üzgün” hale geldiğini gösteriyor. Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, “113 ülkede 1,5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizler, son yıllarda duygusal sıkıntının arttığını ancak öfke seviyelerinde anlamlı bir değişim olmadığını ortaya koyuyor. Asıl sorun öfkenin varlığı değil, nasıl ifade edildiği. Öfkenin insani ve evrensel nitelikte temel bir duygu olduğunu unutmamamız lazım. Öfke ifade edilmesi gereken, bastırılmaması gereken bir duygudur. Eğer öfke kontrol edilemezse ve kronik hale gelmeye başlarsa bireye ya da başka birisine zarar vermeye başlar. Öfkeyi sağlıklı bir şekilde kontrol altına almak ise mümkün” diyerek öfke yönetimiyle ilgili önemli bilgiler veriyor… 

Öfke, psikoloji araştırmalarında mutluluk, üzüntü, korku, iğrenme ve şaşkınlık ile birlikte altı temel duygu kategorisinden biri olarak kabul ediliyor. Buna rağmen popüler kültürde sürekli pozitif kalma baskısı öfkeyi “zararlı” bir duygu gibi konumlandırıyor. Prof. Dr. Murat Kurt bu yanlış algıya dikkat çekerek, “Sanki her an pozitif kalınması, olumsuz hislerin bir kenara itilmesi ve öfkenin her zaman bastırılması gereken yıkıcı bir duygu olarak ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Oysa öfke, bizim değişen çevresel koşullara uyum sağlamamıza yardımcı olan, karşımıza çıkan engelleri aşmamıza yardımcı olan evrimsel değeri yüksek motive edici bir duygudur. Öfke, halk arasında sanki saldırganlıkla eş değermiş gibi algılanıyor. Öfke bir duygudur, saldırganlık ise bu duygunun kontrol edilmeden açığa çıkmış bir davranış formudur” diyor.

Beyinde Öfke Nasıl Kontrol Ediliyor?

Texas Üniversitesi’nden Prof. Dr. Heather Lench ve ekibinin 2023 yılında yayımladığı kapsamlı çalışma, öfkenin performansı artıran motive edici bir duygu olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle zorlayıcı görevlerde öfke, bireyi “eyleme hazırlık” durumuna sokuyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Özellikle zorluk düzeyinin yüksek olduğu görevlerde öfke motive edici bir rol üstlenir; ancak bu durum bazen bireylerin etik kuralları ihlal etmesine ya da ahlaki normların dışına çıkmasına neden olabilir” diyor.

Beyin, öfke karşısında otomatik ve kontrolsüz bir patlama yaratmıyor; aksine bir denge mekanizması kuruyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Beynimizdeki Amigdala bölgesi tehdit veya engel algılandığında duygusal tepkiyi ateşler. Ancak aynı anda ventromedial prefrontal korteks devreye girerek bu tepkiyi kontrol eder ve yönetir” diyor. Alkol ve madde kullanımının bu dengeyi bozduğunu belirten Prof. Dr. Murat Kurt, “Bu maddeler kontrol mekanizmasını devre dışı bırakır ve amigdalanın tek başına hareket etmesine neden olur” diyor.

Öfke, Yıkıcı Bir Boyuta Ulaşmamalı 

Öfke genellikle bir hedefin engellenmesi, beklenen bir ödülün alınamaması, haksızlığa uğrama, tehdit edilme veya başkalarının planlarımızı etkilemesi sonucu ortaya çıkıyor. Bunun yanında uykusuzluk, sosyal dışlanma ve stres de öfkeyi tetikleyen önemli faktörler arasında yer alıyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Öfke bir olayı nasıl algıladığımız ve nasıl yorumladığımızla doğrudan ilişkilidir; bu nedenle oldukça öznel ve kişiye özgü bir duygudur” diyor.

Öfke; üzüntü, korku veya depresyon gibi geri çekilmeye neden olan duyguların aksine bireyi harekete geçirir. Bir başka deyişle öfke bir “yaklaşma duygusudur.” Prof. Dr. Murat Kurt, “Öfke bireyi pasif bir bekleyişten çıkarıp aktif bir eyleme iter; sınırların korunmasına, adaletsizliğe karşı harekete geçilmesine yardımcı olur. Öfkenin kendisi aslında “kötü” bir duygu değildir. Esas olan öfkenin nasıl ifade edildiğidir, bir başka deyişle öfkeyi dışarıya nasıl yansıttığımız ve öfk

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz. Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Hakaret, küfür, suç unsuru ve kişilik haklarını ihlal eden yorumlar yayımlanmaz.