İzmir Büyükşehir Belediyesi, sahipsiz hayvanlar için bakım ve rehabilitasyon çalışmalarını sürdürürken yeni yaşam alanları da oluşturuyor. Dört bakım eviyle hizmet veren Büyükşehir Belediyesi, PAKO bünyesinde 30 bin metrekarelik doğal yaşam alanı projesi hazırlarken, bakım evlerindeki can dostların sahiplendirilmesi için de çalışmalar yürütüyor.
Bir can dostun hayatı bazen yalnızca açılan bir kapıyla, uzatılan bir elle ve kurulan bir yuva ile değişebiliyor. 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü, sahipsiz hayvanların yaşam hakkını ve onlara karşı sorumluluğumuzu bir kez daha hatırlatırken, İzmir’de de bu alanda yürütülen çalışmalar dikkat çekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bakım, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerini sürdürürken, hayvanların daha iyi koşullarda yaşayabilmesi için yeni doğal yaşam alanları oluşturuyor. Ancak bakım evlerinde yaşamını sürdüren yüzlerce can dost için asıl hedef, güvenli alanların ötesinde, kendilerine ikinci bir şans verecek sıcak yuvalara kavuşmak.
Bakımevlerinde kapasite artıyor
Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Murat Aras, yeni yasal düzenlemelerle birlikte İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sahipsiz hayvanlara yönelik sorumluluk alanının kent geneline yayıldığını belirterek, dört bakım eviyle hizmet verdiklerini söyledi. PAKO Sahipsiz Hayvanlar Sosyal Yaşam Kampüsü Gökdere Bakım Evi’nin bin 150, Işıkkent Bakım Evi’nin 550, Seyrek Bakım Evi’nin ise bin 180 hayvan kapasitesine sahip olduğunu belirten Aras, merkezlerin yaklaşık yüzde 90 dolulukla hizmet verdiğini aktardı. Küçük Menderes Havzası’nda hizmet vermek amacıyla Kiraz Belediyesi’ne ait bakım eviyle yapılan ortak çalışma kapsamında da 600 köpek kapasitesi bulunduğunu ifade eden Aras, bakım evlerinde kapasitenin yüzde 10’unun olası acil durumlar için boş tutulduğunu, Dikili’de yeni bir bakım evi oluşturulması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.
30 bin metrekarelik doğal yaşam alanı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, mevcut bakım evlerinin kapasitesini geliştirmenin yanı sıra hayvanların daha geniş alanlarda refah içinde yaşayabileceği yeni bir doğal yaşam alanı projesi üzerinde de çalışıyor. PAKO bünyesinde yaklaşık 30 bin metrekarelik alanda 2 bin 500 köpek kapasiteli bir yaşam alanı oluşturulması planlanıyor. Hayvan başına yaklaşık 10 metrekarelik alan düşecek şekilde hazırlanan projeyle köpeklerin sıcak ve soğuk hava koşullarından daha az etkilenmesi, daha rahat ve huzurlu bir ortamda yaşamaları hedefleniyor. Aras, “Tüm gayretimiz, birlikte yaşadığımız canlıların en iyi şartlarda bizimle birlikte olması için. Türkiye’ye örnek, rol model yerler yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Hayvanları birey olarak kabul ediyoruz”
Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarında yalnızca barınma ve beslenme değil, hayvanların bireysel ihtiyaçları da dikkate alınıyor. Hayvanların günlük temizlikleri yapılırken kilo ve ihtiyaçlarına göre mama ve su desteği sağlanıyor. Engelli hayvanlara yönelik özel çalışmalar yürütülüyor. İnsanlarla temaslarının artırılması ve sahiplendirmeye hazırlanmaları amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu kapsamda uygulanan “Barınak Sakini” projesiyle bakım evlerindeki hayvanlar mikroçip kayıtları üzerinden bireysel özellikleriyle tanımlanıyor. Hayvanların ihtiyaçlarına uygun alanlarda bakılması, insanlarla etkileşim kurmaları ve sahiplendirmeye hazır hale gelmeleri amaçlanıyor. Barınaklardaki her bir hayvanı, mikroçip kayıtları üzerinden özelliklerini sınıflandırarak birer birey olarak kabul ettiklerini aktaran Aras, “Onu uygun kafeste tutuyoruz, uygun etkileşimi sağlıyoruz ve dışarıdan gelen, temas etmek isteyen insanlarla yürüyüş benzeri etkinlikler yapıyoruz. Bu hayvanlar sahiplenmeye hazır hale getiriliyor” diye konuştu.
Çocuklara hayvan sevgisi eğitimi
Hayvan sevgisinin küçük yaşlarda geliştirilmesi amacıyla çocuklara yönelik eğitim çalışmaları da yürüttüklerini söyleyen Aras, “Çocuklara, hayvan sevgisini artırmaya yönelik eğitimler veriyoruz. Hayvanlarla etkileşimin nasıl sağlanacağı konusunda onları bilinçlendiriyoruz. Böylelikle bu bilinç ailelerine de gidiyor” dedi.
“Hayvanların sıc
